Kayıp
duygusunu yaşarken,
Şaşkındı,
başına geleni aşk hikayesi diye dramatize etmenin anlamsız olduğunu düşündü.
Zaten hiç
aşık olmamıştı ona. Aşkın küçük heves ve heyecanından daha çok büyük sevdaların
peşinde idi.
Onu mu
sevmişti yoksa sevmenin özlemi miydi? .
Sevgisinde
samimiydi, hesapları yoktu. Menfaatler peşinde değildi. talepler umurunda değildi.
Sanırdı ki,
sevgi varsa eğer olmazlar olur hale gelir, dağlara tüneller kazılırdı.
Gözleri kör,
kulakları sağır olurdu..
Dünyanın
merkezine konulan sevgilinin çevresinde dönülürdü..
Daha
tanışalı çok yıllar olmamıştı ama;
Onunla
doğmuş, onunla ölecekti sanki..
Birbirlerini
tanıdıkları ilk gün yıllardır berabermiş duygusuna kapılmışlar, ölürken ise
birbirlerinin yüzüne bakacak, son nefeslerini verirken ağzından çıkan tek söz
isimleri olacak hissini yaşamışlardı...
Zevkleri
birdi, keyifleri uygundu.
Aynı yöne
bakmasalar da farklı pencerelerde gördüklerini birbirlerine anlatırlar olur
biterdi..
Bazen
çocuksu yönünden sıkıldığı olurdu ama onun yanında olgun görünmek hoşuna
giderdi..
İçinin
fırtınaları zaman zaman ortaya çıktığında onun şaşkınlığını görüverince hemen
süt limana dönüşürdü.
Ruhundaki
çocuğu gizlerdi.
Kısacası üzerine
titrerdi..
Ayrılık
gelip kapılarını çaldığında bile birbirlerine yabancı olamamışlardı..
Sadece sevmişti.
Belki de sevmek istemişti.
İzin
verilseydi muhtemel ölene dek sevecekti.
onun sevgisi
ikisine de yeter zannederdi.
Ama..
yetmedi.
M.Erten-Şubat 2014, Istanbul
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder