20 Mart 2014 Perşembe

Yetmedi...


İçindeki acının sıcaklığı tüm vücudunu yakıyor, gözündeki yaşlar tükenmek bilmiyordu.

Kayıp duygusunu yaşarken,

Şaşkındı, başına geleni aşk hikayesi diye dramatize etmenin anlamsız olduğunu düşündü.

Zaten hiç aşık olmamıştı ona. Aşkın küçük heves ve heyecanından daha çok büyük sevdaların peşinde idi.

Onu mu sevmişti yoksa sevmenin özlemi miydi? .

Sevgisinde samimiydi, hesapları yoktu. Menfaatler peşinde değildi.  talepler umurunda değildi.

Sanırdı ki, sevgi varsa eğer olmazlar olur hale gelir, dağlara tüneller kazılırdı.

Gözleri kör, kulakları sağır olurdu..

Dünyanın merkezine konulan sevgilinin çevresinde dönülürdü..

Daha tanışalı çok yıllar olmamıştı ama;
Onunla doğmuş, onunla ölecekti sanki..

Birbirlerini tanıdıkları ilk gün yıllardır berabermiş duygusuna kapılmışlar, ölürken ise birbirlerinin yüzüne bakacak, son nefeslerini verirken ağzından çıkan tek söz isimleri olacak hissini yaşamışlardı...

Zevkleri birdi, keyifleri uygundu.

Aynı yöne bakmasalar da farklı pencerelerde gördüklerini birbirlerine anlatırlar olur biterdi..

Bazen çocuksu yönünden sıkıldığı olurdu ama onun yanında olgun görünmek hoşuna giderdi..

İçinin fırtınaları zaman zaman ortaya çıktığında onun şaşkınlığını görüverince hemen süt limana dönüşürdü.

Ruhundaki çocuğu  gizlerdi. 

Kısacası üzerine titrerdi..

Ayrılık gelip kapılarını çaldığında bile birbirlerine yabancı olamamışlardı..

Sadece sevmişti. Belki de sevmek istemişti.

İzin verilseydi muhtemel ölene dek sevecekti.
onun sevgisi ikisine de yeter zannederdi.



Ama.. yetmedi. 


M.Erten-Şubat 2014, Istanbul

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder