20 Eylül 2015 Pazar

Tam Zamanı


Sihire kimse inanmaz değil mi?

O bir illüzyondur çünkü.. Ama sihirden herkes hoşlanır.. yani aslında yoktur da hepimiz onu varmış gibi algılarız…

İşte öyle sihirli bir sözcüktür zaman….

Enteresandır..

Hayatımızın içinde bizimle öyle bütünleşmiştir ki.. neredeyse bütün yaşamımızın yönünü belirler bu sihirli sözcük…

Zamanı geldiğinde denir..

O zaman bir türlü gelmek bilmez…

Peki, geldiğinde anlar mısın…

İşte onu da pek anlayamazsın…

Hadi bakalım.. tam da zamanı denir… elin ayağına dolanır.. ne halt edeceğini bilemezsin… tam denk getireceğim diye uğraşırken sen, bir de bakarsın ki…

Ohhooo zamanı geçti..

Sihirli sözcüktür yani…

Belediye otobüsü gibi… zamanı kaçırdın mı, gelecek zamanı bekle dur… yaşamın boyunca öyle belediye otobüsleri gibi fazla seferleri de yok…

Yaralara şifa, dertlere de devadır…

Zaman geçsin hepsi geçer derler…

Derdin, yaranın içinde iken asla inanmazsın.. hayır, hayır geçmez bu acılar, bu dertler dersin ama… bir de bakarsın ki gerçektende zaman geçerken silmiş süpürmüş hepsini… dönüp geriye baktığında,  bir de güzel şaşarsın yahu bunlara mı üzülmüştüm diye…

Sırası gelir ilaç da olur, cerrah da.. beynindeki tüm anılara sisli bir perde çeker.. her şeyin en güzel halini anımsar olursun… kötü anları sana unutturuverir… (travmatik kötü anlar olmadığı müddetçe elbette)

Ayrıca uzar ve kısalır da bu zaman…

Hani bir türlü onsekiz yaşına gelemezsin… uzar da uzar o zaman…

Gündüzler geceler uzundur.. haftalar aylar uzundur… yıllar mı? Çağ gibi uzun bir süreye tekabül eder..

Hepimiz biliriz, o on yılların bize hiç uğramayacağını sandığımız zamanları…

İşte bu sihirli sözcük o sırada uzundur, bizim de telaşımız yoktur….

Sonra ne olursa olur… Ay aman, dur filan derken parmaklarımızın arasında ip kısalıverir…

Gündüzler geceler kısalır.. haftalar gün gibi… aylar hafta gibi geçmeye başlar…

Yıllar mı?

Söylemeye gerek yok… onlarda senenin şubat ay’ı  gibi geçmeye başlar…
bizi bir telaş sarar..  gidiyor deriz.. ah zaman gidiyor..

Onu yapamadık, bunu da yapacaktık.. hay Allah şu da vardı…

Çoğu zaman umutla bekleriz…

Zamanın bize getireceklerini… beklerken bizden götürdüklerinin farkına varmayarak…

Bazen;

Yaptıklarımızdan pişman olup zamanı geriye bile almak isteriz..
Keşke deriz… keşke zamanı geri alsak…

Ama şapkadan tavşan çıkarma numarası bitmiş, şapkada tavşan kalmamıştır maalesef…
Çoktan akıp gitmiş, o bölüm bitmiştir işte…

Ne erken.. ne geç…

Pişmanlık duymamak için… zamanda geri dönüş yok hepimiz biliyoruz…

ohhooo zamanı geçti dememek için…

Elimizi ayağımıza dolandırmadan… otobüs duraklarında son seferleri bekler gibiyken..

Tam zamanında…

bu zaman denilen şey gelip geçer ya….
İlginçtir, bazen de duruverir…

Sihir bu işte..



M.Erten-20 Eyl 2015, İstanbul